Ana Menü
Anasayfa
Temsilciliklerimiz
Basında Alperen
Basın Açıklamaları
Bağlantılar
Yayınlarımız
Kurumsal
İletişim
BASIN AÇIKLAMALARI
hagia_sophia_basin-aciklamasi.jpg
Tasarım

Yayınlarımız

alperen_dergi_agustos_say.jpg

   hazret_sultan.jpg

  

TarihçeAmblemTüzükYönetimBirimlerİletişim

Genel Başkanımızın Gündeme İlişkin Değerlendirmeleri... E-posta

 Ülkemiz mevcut siyasi gelişmeler ışığında dar bir boğaza doğru sürüklenmektedir. Bu gidişatta, sorumsuz siyaset anlayışının, ülkemizde, hususiyetle de mecliste siyaset yapan siyasilerde, hakim olması en önemli etken olmuştur.

 

abdullah_bakan1.jpg

 

Genel Başkanımız Sayın Abdullah Gürgür’ün 16.12.2009 tarİhlİ gündeme İlİşkİn değerlendİrmelerİ

 

Değerli Dava Arkadaşlarım, Kıymetli Alperenler...

Ülkemiz mevcut siyasi gelişmeler ışığında dar bir boğaza doğru sürüklenmektedir. Bu gidişatta, sorumsuz siyaset anlayışının, ülkemizde, hususiyetle de mecliste siyaset yapan siyasilerde, hakim olması en önemli etken olmuştur. Bu anlayışta siyaset yapan kişiler kamuoyunu siyasi rant kaygısı ile germişlerdir. İmkan bulunulan her platformda kriz ortamlarından büyük kutup başlarının fayda sağlayabileceği düşüncesiyle söylemlerde giderek keskinleşmektedir.

 


Haliyle bu sorumsuzluk meydanlara, mahallelere, sokaklara çok daha zarar verici bir düzeyde yansımıştır. Başlangıçta kürt açılımı devamında demokratik açılım ve nihayetinde milli birlik ve kardeşlik projesinin ülkemizdeki problemleri çözmeye vesile olmadığını müşahede ettiğimiz gibi daha sonra tedavisi mümkün olmayan yaralarında oluşmasına vesile olabilecek bir sürecin ısrarla devam ettirildiğini görüyoruz. Ve gelinen noktada hiçbir düşüncenin ve söylemin anlaşılabilme ihtimali kalmamıştır.

Birbirini ihanetle suçlayanlar, kendinden gayrı her düşünce ve fiili provakasyon olarak nitelendirenler siyasi tarafgirliği giderek körüklemiş ve şu an her türlü şer odağının istediği emelleri gerçekleştirebileceği toz, duman ve sis bulutları içerisinde bir Türkiye’ nin oluşmasına neden olmuşlardır.


Ülkemizin bugün içinde bulunduğu kargaşa ortamı yıllardır süregelen bir zihniyetin ve siyasi yapıların ortak ürünüdür. Bu kaos ortamının bugünlere gelmesinde Muhsin Yazıcıoğlu, dava arkadaşları ve geride bırakmış olduğu kurumsal yapılarının hiç bir dahili yoktur.

Bilakis bir çok sıkıntılı süreçte yapılarımız ülkemizin ihtiyacı olan duruşları sergilemiştir. Ve bugün toplumumuzda kurumsal yapılarımıza ve Muhsin Yazıcıoğlu ismine karşı oluşmuş olan sevgi ve muhabbetin ana nedeni de sorumluluk sahibi siyaset anlayışımız ve yapıcı üslubumuzdur.


Emniyet Güçlerimize ve Yargı mekanizmalarına bu sıkıntıların baş göstereceğini ilk hissettiğimiz günden itibaren vurguladığımız husus ;  sarsılmaz bir adalet anlayışı ile suça tevessül eden tüm kişi, kurum ve yapılanmalara siyasi kaygılarla göz yummalarının toplumda şiddet merkezli hareketlere taviz vermek ve şiddet merkezli yapıların toplumda prim yapması anlamına geleceğini ifade etmiştik ve tekrardan bu vesile ile hatırlatıyoruz. Molotof kokteyli atmanın suç olması için Serap kardeşimizin vefat etmesini beklemek ifade etmek istediğimiz gafletin anlaşılması için en somut örnektir. Vatandaşımız bu tarz kargaşa ortamlarında devleti koruyucu güç olarak görmek istemektedir.

Devletin müdahil olamadığı kargaşa ortamlarından anarşi doğar. Ülkemizde uzun süredir ifade ettiğimiz bir güvenlik problemi vardır. Yine  ifade ettiğimiz bu sıkıntının anlaşılabilmesi için zorla dükkan kapattıranların, vatandaşın işletmesini ateşe verenlerin, araç yakanların, kaldırım yağmalayanların bugüne kadar hiçbir yasal müeyyide ile karşılaşmamış olmasından kaynaklanan hoyratlıklarını müşahede etmemiz mi gerekiyordu. Netice olarak güvenlik güçlerimize, bu kaygı ortamının giderilmesi noktasında tavizsiz ve zor bir sürecin  kendilerini beklediğini hatırlatarak vatandaşımızın da böyle bir beklenti içerisinde olduğunu ifade etmek isteriz.

Değerli dava arkadaşlarım;


Milli birlik ve beraberliğimizin teminatı olan Alperen Ocakları yurdumuzun dört bir yanında kuşatıcı fikri derinliği ve dik duruşu ile teveccüh bulmuş ve teşkilatlanmıştır. Hususiyetle de Rahmetli Şehit Liderimiz Muhsin Yazıcıoğlu sonrasındaki süreçte anlaşılabilirliği artmış, insan merkezli bir hareket olduğu ve ahlaki değerler manzumesinden oluşan bir yapılanma olduğu toplumumuzun tamamı tarafından idrak edilmiştir.


Bu bağlamda oluşmuş olan bu teveccühün şer odaklarını rahatsız ettiği anlaşılmıştır. Hareketimizle alakalı şer düşüncelere sahip olan bu kişiler yapılarımızın ismini hain planlarına alet etmek isteyecekleri yönünde emarelerde bu süreçte ortaya çıkmıştır. Yapılarımızın kuşatıcı değerleri ve organizasyonları her geçen gün yeni insanlara temas etmemize vesile olurken belirli merciler basın güçleri ile de bizleri toplumda marjinal bir hareketmişiz gibi göstermeye çalışacaklardır. Tüm teşkilat mensuplarımızın bu tarz girişimlere karşı uyanık olması ve gereken önlemleri alması hareketimizin yaşamış olduğu büyüme sürecinde azami derecede önem taşımaktadır.

 


Tüm mensupları ile bugüne kadar şiddeti hiçbir zaman metot olarak belirlemeyen Alperen Ocakları bundan sonraki süreçte de şiddet merkezli tüm hareketlere karşı mesafeli davranacaktır. Bu gelişmeler ışığında tüm temsilciliklerimiz bölgelerinde, illerinde ve ilçelerin de gerçekleşen tüm ani gelişmelerden Genel Merkezimizi haberdar edecek ve ferdi olarak hiçbir çıkış yapmayacaklardır.

Her kışın bir baharı, her gecenin bir sabahı vardır.

Türk milleti bu kadar kavram kargaşasının ve toplumsal kargaşanın yaşandığı bir süreçten en kısa zamanda sıyrılıp kendi medeniyet kodları ile örtüşen bir huzur ortamına kavuşacaktır. Ve bu süreçten Alperenlik geleneğinin güçlenerek çıkacağına olan inancımı belirtirken tüm dava arkadaşlarımın inandığı değerleri en iyi şekilde temsil edeceğine olan güvenimi yineliyorum.

Abdullah Gürgür
Alperen Ocakları Genel Başkanı

 

 

 
< Önceki   Sonraki >
Diğer Haberler
Alperen Hareketİ
İslamiyet
Şehitlerimiz
İz Bırakanlar
Marşlarımız
Türk Müziği
Resim Galerisi
Video
Türk Dünyası
Duyurular
Sıte İÇİ Arama
Anketler
T.B.M.M'de Yaşanan Olaylar Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?
 
Yayınlarımız